22 ciltlik, gizem, piskoloji, bilimkurgu ve de çocukça hayallerle dolu bir manga 20世紀少年 Nijisseiki Shōnen (20. Yüzyıl Çocukları). Manganın ismi
T-Rex grubunun aynı isimli o harika glam rock parçasından gelmekte.
Naoki Urasawa’ nın yarattığı bu mangayı ilk okumaya başladığımda, çocuklar hakkında ya da onların yaşamı gibi konulara değinen bir manga sanmıştım zira türüne ve konu açıklamasına dikkat etmemiştim. Eh pek tabii okumaya devam ettikçe aslında ne kadar da farklı bir manga olduğunu anlamaya başladım. Tabii sadece türünü kavramaya başladım konuyu tam olarak anlamak pek mümkün değildi ki aslında bakarsanız hikaye hâlâ bitmedi. 21. Yüzyıl çocukları ile hikaye hâlâ devam etmekte. Evet tür olarak aslında gizem içeriyor ama diğer esas kısmını piskoloji oluşturuyor. En çok da insanın kıskançlık duygusu üzerine. Tabii piskoloji kelimesini görünce hemen korkulmaması gerek zira ağır türde bir piskoloji yok mangada. Hissettirmiyor diyeyim daha doğrusu. Konusunu da şöyle özetleyebilirim:
Bütün hikaye 1969 yılında Kenji, Otcho, Yoshitsune, Maruo, Yukiji, Monchan, Keroyon, Donkey, Konchi adlı arkadaşların kurdukları çete ve planları ile başlıyor.
Kenji bir “Kehânet Kitabı” hazırlamıştır. Kitap aslında o çocukça fantezileri ile doludur ancak bu kehanetler, ilerde gizemli “Arkadaş”a ilham kaynağı olacaktır. Arkadaş bu kehanetleri, kurduğu ve hızla büyüyen cemiyetinin yardımı ile gerçekleştirecektir. Ve zamanla dünya üzerinde çoğu yerde kontrolü ele geçirecektir. Terörist ilan edilecek olan,Kenji ve arkadaşları ise onu ve onun gibi düşünenleri durdurmaya çalışacaktır. Dünyayı yok etmek isteyen kötü adamlar onu durduramya çalışan iyi adamlar... Mangadaki anlatım ilk başta çok basit ve kolay görünüyor ama gitgide dallanıp budaklanıyor. Artan karakterler ve yan hikayelerle gerçeklere biraz daha yaklaşıyoruz ama herzaman merak uyandıran bir gizem ya da soru kalıyor. Bu da sürekli bir okuma ihtiyacı doğuruyor. Manga oldukça sürükleyici bir hâl alıyor anlayacağınız. Manga ve animelerde çoğu zaman sıkıldığımız şu geriye dönüşler mangada oldukça fazla ancak bunlar kesinlikle gerekli olan dönüşler. Çocukluk yılları ya da diğer geçmiş zaman hikayelerinde sürekli bir eksik parça tamamlanıyor. Yani bu geriye dönüşler hiç sıkıcı değil aksine rahatlatıcılar. Çünkü cevaplar hep geçmişte. Komik aslında, manga anlatım tarzı olarak bazen “Lost” dizisini hatırlatıyor. Benzer noktalar çok iki hikaye arasında. Gizem dolu hikaye, aslında hep birbiri ile bağlı geçmiş ve karakterler. Lost gibi bir hikaye de düşünmeyin ama sadece benzerlikler var demeye çalışıyorum. Kıyaslama yapmak yanlış olabilir. Gerçi wikipedia’da manga ile ilgili başlığa baktığımda Stephen King’ in It ve The Stand isimli kitaplarında esinlendiği yazıyor. Bu konuda yorum yapamam zira kitapları okumadım ama esas esinlenmelerin bu kitaplardan olduğu aşikâr.
Herneyse, hikayedeki kilit karakter olan şu “Arkadaş”a bakalım. Bu gizemli kişilik aslında bir piskopat. Oldukça kıskanç ve en ufak olayları saplantı haline getirebiliyor. Kendisini çoğu zaman aslında bir hiç olarak görüyor. Sürekli bir ilgi bekliyor. Tapınılan ve hayranlık duyulan bir kişi olmak istiyor. Eh, bu amacına ulaşıyor sonuçta. Tabii komik olan onun kim olduğunu çok az kişi biliyor. Planlarının işlemesi için ve kendini yüzsüz olarak görmesi yüzünden, yüzü sürekli saklı kalıyor.(O bez maskeyle tip olarak bana Watchmen çizgiromanındaki
Rorschach karakterini de hatırlatıyor.) Kenji ve arkadaşlarını suçlu gibi gösterip aslında kendi hazırladığı kanlı 2000 arifesini kullanarak kendini halkın gözünde bir kahraman haline getiriyor, Kenji ve arkadaşlarını ise birer terörist haline.
“Kanlı Yeniyıl Arifesi” hikayenin şu 2000 sendoromu ile bağlantılı olacağını ve hikayenin yeni bin yıl ile son bulacağını sanıyordum ama olmadı. Sadece bir başlangıca sebep oldu.
Arkadaşın kimliği hakkında da elbette bilgi vermeyeceğim ama okuyanlar bilir aslında tam olarak bazı konuları öğrenemiyoruz. Yani şimdilik öyle. 21. Yüzyıl çocuklarının ilerisinde istediğimiz cevapları alacağız gibi. Kim olduğunu tam öğrenemediğimiz bu Arkadaş kontrolü iyice abartıyor. Korku ile birlikte istediği konrtol ve tapınmayı elde ediyor. Ülkeyi feodal bir çağa dönüştürmeyi başarıyor. Berlin duvarı gibi insanları ayıran ve şehirleri kaleye dönüştüren duvarlar örüp, insanları böyle yönetiyor. Arkadaşlığın yolu anlamına gelen “Yuro” (€ ? ) olarak okunan bir para birimi bile basıyor. Kendi amaç ve fikirlerine karşı çıkanlar “sürülüyor”. Çocukça kehânetleri ve kıskançlığı bu kadar ileri seviyeye taşıyabilen bir piskopat kısaca.
Mangayı okurken başka anime ya da manga serilerinin isimleri ile karşılaşacaksınız. Gönderme değil tabii bunlar Naoki Urasawa’ nın bir nevi saygı gösterişi.
Ganbare Genki,
Ashita no Joe,
Yuusei Kamen,
Tetsujin 28-gou(ki dev robot fikri tamamen bu seriden kaynaklanmakta) ve daha bir çok isim ya da serilerle ilgili replik göreceksiniz. Kenji ve arkadaşlarının ortaya çıkardıkları kehânetler ve dünyayı kurtarma fikirleri aslında hep mangalardan etkilenmeleri yüzünden. Aslında tüm düşünceler çocukça anlayağınız ama Arkadaş bunları gerçeğe dönüştürüyor. Tetsujin 28’ den ortaya çıkarılan dev robot mesela. Kaçırdıkları bir mühendise zorla bu robotu yaptırmak istiyorlar. Ertesinde ise mühendisin ağzından güzel bir meka dersi alıyoruz (Mühendis adamın mekalara olan bakış açısı! Pekala ben de uzatmıyorum zaten, anime bu, kabul edilmesi gerekenler var tabii ki de. Yoksa ne zevki kalır?). Gerçi Arkadaş yine de amacına ulaşmayı başarıyor ve şehri yerle bir eden dev bir robot yapılıyor, karşısına da Arkadaşı kral olurken kullancağı Güneş tapınağı. (Çok yaşa Fuar!) Bu kutsal yer yani fuar bile aslında “Arkadaşın” içinde büyüttüğü bir kinle ilgili. Ah kutsal demişken. Mangada Hıristiyanlık dininin öne çıkarıldığını göreceksiniz. İlk başlarda bunu gereksiz bulmuştum ancak şu “Papa” olayını düşünürsek Arkadaşın iyice ilahlaşmasını sağlamak için gerekli bir senaryo sonuçta.
Mangada tam olarak kavrayamadığım başka gizemli olaylar da var. Şu kaşık bükme, telekinetik, geleceği görmek gibi güçler de var mangada ama bu güçler gerçek mi yoksa başka bir oyun mu tam da emin olamadım. Zira olağanüstü olan tüm olayların aslında bir kurmaca ya da numara olduğu ortaya çıktı. Ama şu “Tanrı” ve Kanna’ nın yeteneklerine tam bir cevap veremiyorum. Tanrı gördükleri için kendisi bir cevap veriyor ama Kanna’ nın yetenekleri için ya da şu kaşık bükülmeleri için tam bir cevap alamıyoruz. Gerçi bunların cevapları 21. Yüzyıl Çocuklarında olabilir diye düşünüyorum.
Daha fazla uzatmadan yazının sonlarına geleyim. Evet aslında tam olarak bir yorum yazamadım mangaya. Okurken yazacak çok konu var dedim ama bir genelleme ile yazmaya gelince çoğu konuyu atladım gibi. Sonuçta uzun ve birbirine geçmiş çok hikaye var ki manga da hala bitmedi. 20. Yüzyıl Çocukları bitti ama devamı olan eksikleri tamamlayacak olan 21. Yüzyıl çocukları devam ediyor. Tam olarak bitmeyen bir manga yani...
Serinin resmi sitesine
http://www.20thboys.com/ adresinden ulaşabilirsiniz. Ek olarak manganın 2001 Kodansha Manga Ödülü, 2002 Japon Medya Sanatları Festivali Üstünlük Ödülü , 2003 Shogakukan Manga Ödülü gibi ödüller kazandığını da belirteyim.
T-Rex’ den geliyor: 20th Century Boy
Friends say it's fine, my friends say it's good
Everybody says it's just like rock'n'roll
Fly like a plane, love like a car
Hold lots of hands, babe I wanna be your man – oh
Well it's plain to see you were meant for me, yeah
I'm your toy, your 20th century boy